En'am Süresini okumanın fazileti (Enamsüresi ile ilgili hadisler)

Konusu 'İslamda İbadetlerin Fazliletleri' forumundadır ve Oyuncu tarafından 11 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Oyuncu

    Oyuncu Yönetici

    Sponsorlu bağlantılar
    En'am Süresini okumanın fazileti (Enamsüresi ile ilgili hadisler)

    EN'ÂM SÛRESİ
    6941- Esma bint Yezîd radiyallahu an-hâ'dan:
    "En'âm sûresi, Peygamber sallallahu aley*hi ve sellem'e bütün olarak nazil oldu. Ağırlı*ğından neredeyse devenin kemikleri kırılacak*tı. [Taberânî, Mu'cemu'I-Kebîr'de teyyin bir senedle.]
    6942- Taberânî, Mu'cemu's-Sağîr''de zayıf bir senedle, (Hz.) Ömer'den:
    (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "En'âm sûresi, bana bütün olarak nazil oldu. Onu yetmişbin melek teşbih ve tahmîd sesleri ile uğurladılar."
    [Yine Taberânî, Mu' cemu'l-Evsat'fa Enes'den hap bir senedle bunun benzerini rivayet etti.]
    6943- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Onlar hem Peygamber'e yaklaşmaya
    (ona zarar verilmesine) engel olurlar, hem de kendilerini (onun dinine katılmaktan) alıko-yarlar" mealindeki âyet (En'âm, 26) Ebû Tâ-lib hakkında nazil olmuştur. O, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e eza etmelerinden insanları alıkoyuyordu; fakat kendisi de O'na uymuyordu.
    [Taberânî, Mu'cemu'I-Kebîr'de leyyin bir senedle.]
    6944- Ali radiyallahu anh'dan:
    "Ebû Cehl, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e dedi ki: 'Biz seni yalanlamıyoruz; biz getirdiğin (Kitâb'ı) yalanlıyoruz.' Bunun üzerine Allah: 'Onlar seni yalanlamıyorlar; lâkin zalim*ler, Allah'ın âyetlerini inkar ediyorlar' mealin*deki âyeti (En'âm, 32) inzal buyurdu." [Tirmizî]
    6945- Taberânî, Mu'cemu'l-Kebîr'de za*yıf bvr senedle, İbn Abbâs'tan:
    (Yukarıdaki âyette geçen "Lâ yükezzibû-neke"yi) tahfif ile "Lâ yukzibûneke" şeklinde okuyorlardı. Buna göre: "Onlar senin pey*gamber olmamana güçleri yetmiyor. Kur'ân'm da Kur'ân olmamasma güçleri yet*miyor. Sadece dilleri ile seni yalanlamaya güçleri yetiyor. İşte ikzâb ile tekzîb budur.
    6946- Ukbe bin Amir radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Eğer Allah kuluna masiyetlerine rağ*men, istediğini verdiğim görürsen anla ki bu bir istidrâctır." Sonra şunu (âyeti) okudu: "Kendilerine yapılan uyarıları unuttukları zaman, onların üzerine her şeyin (nimetin) kapısını açıverdik..." "Bütün ümitlerini yitir-diler"& kadar. (En'âm, 44)
    Ahmed ve Taberânî, Mu'cemu' l-Kebîr'de. Ayrıca M- el-Kebîr'de şu ilave yer almaktadır:, "Böylece zulmedenlerin kökü kesildi. Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur." (En'âm, 45)
    6947- Sa'd radiyallahu anh'dan: "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber altı kişiydik. Müşrikler dediler ki:
    'Bunları yanından kov da bizimle sohbete cüret etmesinler!'
    (Sa'd dedi ki:) Ben, İbn Mes'ûd, Hü-zeyl'den bir adam, Bilâl ve isimlerini hatırla*yamadığım iki adam orada onun yanındaydık.
    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in kalbine Allah'ın dilediği vâki oldu. İçinden ge*çirmiş olacak ki, Allah şöyle buyurdu: 'Sabah akşam Hablerine O'mm rızasını isteyerek dua edip yalvaranları kovma!'" (En'âm, 52) [Müslim]
    6948- Sa'd radiyallahu anh'dan:
    "(Ey Muhammed) de ki: Allah'ın, üstü*nüzden veya ayaklarınızın altından bir azap göndermeye gücü yeter." (En'âm, 65) Pey*gamber sallallahu aleyhi ve sellem bunun üzerine şöyle buyurdu:
    "Haber verilen bu durum vâki olacaktır, fakat henüz olmuş değildir." |Tirmizî|
    6949- Ubeyy radiyallahu anh'dan:
    "De ki: O ...Kadir'dir" (En'âm, 65) kavli hakkında dedi ki:
    "Bu olaylar dörttür; hepsi azaptan ibarettir, hepsi de şüphesiz vâki olacaktır. İkisi, Peygam*ber sallallahu aleyhi ve sellem'in vefatından yirmibeş sene sonra vâki olmuştur. Fırkalar ha*line geldiler ve kimisi kimisinin hıncını tattı.
    (Azabın henüz gerçekleşmeyen) helak olup yerle bir olmak ve (gökten) taşlanmak olan.ikisi kalmıştır onlar da mutlaka bir gün vâki olacaktır." |Ahmed.J
    Müsned'in aslında: "İkisi vâki olmuştur" sözü, râvi Rufey'in (müdrec) sözüdür. Çünkü Ubeyy bin Kâ'b sözkonusu zamana kadar ya*şamamıştır. Allah en iyi bilendir.
    6950- Câbir radiyallahu anh'dan: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem "De ki: Üstünüzden ve altınızdan size azap göndermeye elbette gücü yeten O'dur" âyeti*ni (En'âm, 65) okuduğu zaman "Senin zatına sığınırım" dedi. "Altınızdan" ibaresini oku*yunca: "Senin zatına sığınırım" dedi. "Sizi fırka fırka yapıp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya (Kadir'dir)" âyetini okuduğu za*man; "Bu iki azap daha hafif ya da daha ko*laydır" buyurdu. [BuhârîveTirmizî.|
    6951- İbn Mes'ûd radiyallahu anh'dan: "İman edip imanlarına zulmü karıştırma*yanlar" mealindeki âyet (En'âm, 82) nazil ol*duğu zaman bu âyet, müslümanlara ağır geldi ve dediler ki: "Hangimiz kendi nefsine zulüm etmiyor ki?" Bunun üzerine Peygamber sal*lallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ha*yır, burda zulüm ile kastedilen şirktir. Lok*man' in oğluna söylediği şu sözü duymadınız mı: 'Oğulcuğum, Allah'a şirk koşma. Çünkü şirk büyük bir zulümdür'." (Lokman 13)
    |Buhârî, Müslim ve Tirmizî|
    6952- İbn Mes'ûd radiyallahu anh'dan: "Sizin için bir kalma yeri (müstakar), bir de emânet olarak kalacağınız yer (müstevda) vardır" âyetinde (En'âm, 98) geçen müstev*da' dünyadır, müstakar ise ana rahmidir.
    [Taberânî, Mu'cemu'l-Kebîr'de]
    6953- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Birtakım insanlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e gelip şöyle sordular:
    'Ey Allah'ın Resulü! Kendi öldürdükleri*mizi yeyip, Allah'ın öldürdüklerini yemeye*cek miyiz?' Bunun üzerine Allah şu âyeti inzal buyurdu: 'Allah'ın âyetlerine inanıyorsanız üzerine Allah'ın adı anılmış olanı yiyin! Üze*rine Allah'ın adı anılmamış olanı ise yeme*yin!..' "Müşrik olursunuz'^ kadar." (En'âm, 118-22)
    6954- Bir başka rivayette:
    "O halde üzerine Allah'ın admın anılmış olan şeyleri yiyiniz; üzerine Allah'ın adının anılmamış olanları yemeyiniz!" (En'âm 119) Bu âyet neshedildi. Ehl-i Kitab'ın kestikleri bu yasaktan istisna edilerek şöyle buyurdu: "Kitap verilenlerin yemeği size helâl, .sizinki de onlara helâldir." (Mâide, 5) [Sünen ashabı]
    6955- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Arabın cehaletini bilmek hoşuna giderse, En'âm sûresinin 130. âyetinden sonrasını oku: 'Beyinsizlikleri yüzünden körükörüne çocuklarını öldürenler (ve Allah'ın kendileri*ne verdiği nimetleri Allah'a iftira ederek ha*ram sayanlar mahvolmuşlardır) onlar sapit-mışlardır, zaten doğru yolda da değillerdi''." (En'âm, 140) |Buhârî]
    6956- İbn Mes'ûd radiyallahu anh'dan: "Kim üzerinde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in mührü bulunan sahifeye bakmaktan hoşlanırsa, 'De ki: Gelin size Al*lah'ın haram kıldıklarını okuyayım' âyetini (En'âm, 151-3) okusun." [Timizî]
    6957- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Üç şey vardır ki, ortaya çıktıkları zaman, önceden iman etmemiş olanların artık iman etmeleri de bir yarar sağlamaz:
    Güneşin batıdan doğması, deccâl ve dab-betü'l-arz," [Müslim ve Tirmizî]
    6958- Onun (Tirmizî'nin) Ebû Saîd radi*yallahu anh'dan rivayeti:
    (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Yahut Rabbinin bazı âyetlerinin (yani delillerinin) gelmesi' mealindeki âyette (En'âm 158) geçen delilden murad, güneşin batıdan doğmasıdır."
    6959- Ömer radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Ey Aişe 'Dinlerini bölüp, fırka fırka olanlar var ya' âyetinde (En'âm, 109) anlatı*lanlar, bid'at ve hevâ ehlidir. Onların tevbele-ri yoktur. Ben onlardan uzağım, onlar da ben*den uzaktırlar." \Taberâm,M«'cemıt's-sağîr'<le.\
    6960- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Allah Teâlâ buyuruyor: 'Kulum bir gü*nah işlemek istediği zaman, onu işleyinceye kadar yazmayın. Onu işlerse aynısını yazın. Benim (rızam) için islemek niyetinden vazge*çerse, karşılığında ona bir sevap yazın. Ku*lum eğer bir iyilik islemek isteyip de yapmaz*sa ona bir sevap yazın. Şayet yaparsa ona karşılığında on katından yediyüz katına kadar yazın!'" [Buhârî, Müslim veTirmizî]
    (Tirmizî) Şunu da ilave etti: Sonra "Kim bir iyilikle gelirse karşılığında on sevap alır" mealindeki âyeti (En'âm, 160) okudu.
    6961- Buhârî ile Müslim, İbn Abbâs'tan benzerini rivayet ettiler. Ayrıca orada şöyle geçer: "Yediyüz katına kadar, daha da fazla katlanarak."

Sayfayı Paylaş