En'am Süresini okumanın fazileti (Enamsüresi ile ilgili hadisler)

Konusu 'İslamda İbadetlerin Fazliletleri' forumundadır ve Oyuncu tarafından 11 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Oyuncu

    Oyuncu Active Member

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    6.259
    Beğenileri:
    1
    En'am Süresini okumanın fazileti (Enamsüresi ile ilgili hadisler)

    EN'ÂM SÛRESİ
    6941- Esma bint Yezîd radiyallahu an-hâ'dan:
    "En'âm sûresi, Peygamber sallallahu aley*hi ve sellem'e bütün olarak nazil oldu. Ağırlı*ğından neredeyse devenin kemikleri kırılacak*tı. [Taberânî, Mu'cemu'I-Kebîr'de teyyin bir senedle.]
    6942- Taberânî, Mu'cemu's-Sağîr''de zayıf bir senedle, (Hz.) Ömer'den:
    (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "En'âm sûresi, bana bütün olarak nazil oldu. Onu yetmişbin melek teşbih ve tahmîd sesleri ile uğurladılar."
    [Yine Taberânî, Mu' cemu'l-Evsat'fa Enes'den hap bir senedle bunun benzerini rivayet etti.]
    6943- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Onlar hem Peygamber'e yaklaşmaya
    (ona zarar verilmesine) engel olurlar, hem de kendilerini (onun dinine katılmaktan) alıko-yarlar" mealindeki âyet (En'âm, 26) Ebû Tâ-lib hakkında nazil olmuştur. O, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e eza etmelerinden insanları alıkoyuyordu; fakat kendisi de O'na uymuyordu.
    [Taberânî, Mu'cemu'I-Kebîr'de leyyin bir senedle.]
    6944- Ali radiyallahu anh'dan:
    "Ebû Cehl, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e dedi ki: 'Biz seni yalanlamıyoruz; biz getirdiğin (Kitâb'ı) yalanlıyoruz.' Bunun üzerine Allah: 'Onlar seni yalanlamıyorlar; lâkin zalim*ler, Allah'ın âyetlerini inkar ediyorlar' mealin*deki âyeti (En'âm, 32) inzal buyurdu." [Tirmizî]
    6945- Taberânî, Mu'cemu'l-Kebîr'de za*yıf bvr senedle, İbn Abbâs'tan:
    (Yukarıdaki âyette geçen "Lâ yükezzibû-neke"yi) tahfif ile "Lâ yukzibûneke" şeklinde okuyorlardı. Buna göre: "Onlar senin pey*gamber olmamana güçleri yetmiyor. Kur'ân'm da Kur'ân olmamasma güçleri yet*miyor. Sadece dilleri ile seni yalanlamaya güçleri yetiyor. İşte ikzâb ile tekzîb budur.
    6946- Ukbe bin Amir radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Eğer Allah kuluna masiyetlerine rağ*men, istediğini verdiğim görürsen anla ki bu bir istidrâctır." Sonra şunu (âyeti) okudu: "Kendilerine yapılan uyarıları unuttukları zaman, onların üzerine her şeyin (nimetin) kapısını açıverdik..." "Bütün ümitlerini yitir-diler"& kadar. (En'âm, 44)
    Ahmed ve Taberânî, Mu'cemu' l-Kebîr'de. Ayrıca M- el-Kebîr'de şu ilave yer almaktadır:, "Böylece zulmedenlerin kökü kesildi. Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur." (En'âm, 45)
    6947- Sa'd radiyallahu anh'dan: "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber altı kişiydik. Müşrikler dediler ki:
    'Bunları yanından kov da bizimle sohbete cüret etmesinler!'
    (Sa'd dedi ki:) Ben, İbn Mes'ûd, Hü-zeyl'den bir adam, Bilâl ve isimlerini hatırla*yamadığım iki adam orada onun yanındaydık.
    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in kalbine Allah'ın dilediği vâki oldu. İçinden ge*çirmiş olacak ki, Allah şöyle buyurdu: 'Sabah akşam Hablerine O'mm rızasını isteyerek dua edip yalvaranları kovma!'" (En'âm, 52) [Müslim]
    6948- Sa'd radiyallahu anh'dan:
    "(Ey Muhammed) de ki: Allah'ın, üstü*nüzden veya ayaklarınızın altından bir azap göndermeye gücü yeter." (En'âm, 65) Pey*gamber sallallahu aleyhi ve sellem bunun üzerine şöyle buyurdu:
    "Haber verilen bu durum vâki olacaktır, fakat henüz olmuş değildir." |Tirmizî|
    6949- Ubeyy radiyallahu anh'dan:
    "De ki: O ...Kadir'dir" (En'âm, 65) kavli hakkında dedi ki:
    "Bu olaylar dörttür; hepsi azaptan ibarettir, hepsi de şüphesiz vâki olacaktır. İkisi, Peygam*ber sallallahu aleyhi ve sellem'in vefatından yirmibeş sene sonra vâki olmuştur. Fırkalar ha*line geldiler ve kimisi kimisinin hıncını tattı.
    (Azabın henüz gerçekleşmeyen) helak olup yerle bir olmak ve (gökten) taşlanmak olan.ikisi kalmıştır onlar da mutlaka bir gün vâki olacaktır." |Ahmed.J
    Müsned'in aslında: "İkisi vâki olmuştur" sözü, râvi Rufey'in (müdrec) sözüdür. Çünkü Ubeyy bin Kâ'b sözkonusu zamana kadar ya*şamamıştır. Allah en iyi bilendir.
    6950- Câbir radiyallahu anh'dan: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem "De ki: Üstünüzden ve altınızdan size azap göndermeye elbette gücü yeten O'dur" âyeti*ni (En'âm, 65) okuduğu zaman "Senin zatına sığınırım" dedi. "Altınızdan" ibaresini oku*yunca: "Senin zatına sığınırım" dedi. "Sizi fırka fırka yapıp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya (Kadir'dir)" âyetini okuduğu za*man; "Bu iki azap daha hafif ya da daha ko*laydır" buyurdu. [BuhârîveTirmizî.|
    6951- İbn Mes'ûd radiyallahu anh'dan: "İman edip imanlarına zulmü karıştırma*yanlar" mealindeki âyet (En'âm, 82) nazil ol*duğu zaman bu âyet, müslümanlara ağır geldi ve dediler ki: "Hangimiz kendi nefsine zulüm etmiyor ki?" Bunun üzerine Peygamber sal*lallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ha*yır, burda zulüm ile kastedilen şirktir. Lok*man' in oğluna söylediği şu sözü duymadınız mı: 'Oğulcuğum, Allah'a şirk koşma. Çünkü şirk büyük bir zulümdür'." (Lokman 13)
    |Buhârî, Müslim ve Tirmizî|
    6952- İbn Mes'ûd radiyallahu anh'dan: "Sizin için bir kalma yeri (müstakar), bir de emânet olarak kalacağınız yer (müstevda) vardır" âyetinde (En'âm, 98) geçen müstev*da' dünyadır, müstakar ise ana rahmidir.
    [Taberânî, Mu'cemu'l-Kebîr'de]
    6953- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Birtakım insanlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e gelip şöyle sordular:
    'Ey Allah'ın Resulü! Kendi öldürdükleri*mizi yeyip, Allah'ın öldürdüklerini yemeye*cek miyiz?' Bunun üzerine Allah şu âyeti inzal buyurdu: 'Allah'ın âyetlerine inanıyorsanız üzerine Allah'ın adı anılmış olanı yiyin! Üze*rine Allah'ın adı anılmamış olanı ise yeme*yin!..' "Müşrik olursunuz'^ kadar." (En'âm, 118-22)
    6954- Bir başka rivayette:
    "O halde üzerine Allah'ın admın anılmış olan şeyleri yiyiniz; üzerine Allah'ın adının anılmamış olanları yemeyiniz!" (En'âm 119) Bu âyet neshedildi. Ehl-i Kitab'ın kestikleri bu yasaktan istisna edilerek şöyle buyurdu: "Kitap verilenlerin yemeği size helâl, .sizinki de onlara helâldir." (Mâide, 5) [Sünen ashabı]
    6955- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Arabın cehaletini bilmek hoşuna giderse, En'âm sûresinin 130. âyetinden sonrasını oku: 'Beyinsizlikleri yüzünden körükörüne çocuklarını öldürenler (ve Allah'ın kendileri*ne verdiği nimetleri Allah'a iftira ederek ha*ram sayanlar mahvolmuşlardır) onlar sapit-mışlardır, zaten doğru yolda da değillerdi''." (En'âm, 140) |Buhârî]
    6956- İbn Mes'ûd radiyallahu anh'dan: "Kim üzerinde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in mührü bulunan sahifeye bakmaktan hoşlanırsa, 'De ki: Gelin size Al*lah'ın haram kıldıklarını okuyayım' âyetini (En'âm, 151-3) okusun." [Timizî]
    6957- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Üç şey vardır ki, ortaya çıktıkları zaman, önceden iman etmemiş olanların artık iman etmeleri de bir yarar sağlamaz:
    Güneşin batıdan doğması, deccâl ve dab-betü'l-arz," [Müslim ve Tirmizî]
    6958- Onun (Tirmizî'nin) Ebû Saîd radi*yallahu anh'dan rivayeti:
    (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Yahut Rabbinin bazı âyetlerinin (yani delillerinin) gelmesi' mealindeki âyette (En'âm 158) geçen delilden murad, güneşin batıdan doğmasıdır."
    6959- Ömer radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Ey Aişe 'Dinlerini bölüp, fırka fırka olanlar var ya' âyetinde (En'âm, 109) anlatı*lanlar, bid'at ve hevâ ehlidir. Onların tevbele-ri yoktur. Ben onlardan uzağım, onlar da ben*den uzaktırlar." \Taberâm,M«'cemıt's-sağîr'<le.\
    6960- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Allah Teâlâ buyuruyor: 'Kulum bir gü*nah işlemek istediği zaman, onu işleyinceye kadar yazmayın. Onu işlerse aynısını yazın. Benim (rızam) için islemek niyetinden vazge*çerse, karşılığında ona bir sevap yazın. Ku*lum eğer bir iyilik islemek isteyip de yapmaz*sa ona bir sevap yazın. Şayet yaparsa ona karşılığında on katından yediyüz katına kadar yazın!'" [Buhârî, Müslim veTirmizî]
    (Tirmizî) Şunu da ilave etti: Sonra "Kim bir iyilikle gelirse karşılığında on sevap alır" mealindeki âyeti (En'âm, 160) okudu.
    6961- Buhârî ile Müslim, İbn Abbâs'tan benzerini rivayet ettiler. Ayrıca orada şöyle geçer: "Yediyüz katına kadar, daha da fazla katlanarak."
     

Sayfayı Paylaş