Evde Kılınan Namazda Kamet Getirilirmi

Konusu 'Soru Cevaplar Bilgi Arşivi' forumundadır ve Ziyaretci1 tarafından 22 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Ziyaretci1

    Ziyaretci1 Guest

    Sponsorlu bağlantılar
    Evde Kılınan Namazda Kamet Getirilirmi islamseli Evde Kılınan Namazda Kamet Getirilirmi
  2. Magrip

    Magrip Hizmet Nimettir. Yönetici

    Evde Kılınan Namazda Kamet Getirilirmi islamseli Evde Kılınan Namazda Kamet Getirilirmi

    Ezanla İlgili Mes`eleler:

    * Bir Namaz İçin Birden Fazla Ezan ve İkamet Okunabilir mi?

    Cumadan başka hiçbir namaz için birden fazla ezan ve hiçbir farz namaz için birden fazla ikamet getirilmez. Binaenaleyh bir camide ezan ve ikametle vakit namazı mu`tad vechile kılındıktan sonra, tekrar cemaatle veya münferiden aynı namazı kılacak kimseler, ne ezan okurlar ne de ikamet getirirler.

    Cuma namazında ise, iki ezan okunur. Biri dış, diğeri iç ezandır. İtibar iç ezanadır. Zira Hazret-i Peygamber (asm) zamanında yalnız içte okunan ezan vardı. Sonra insanlar çoğalınca Hazret-i Osman (ra) devrinde ikinci bir ezan daha okunmaya başlandı.

    * Ezansız, İkâmetsiz Kılınan Namazlar Var mıdır?

    Vitir, bayram, terâvih gibi vâcib ve sünnet namazlar ve nafile namazlar için, ezan ve ikâmet yoktur. Ancak kaza namazları için ezan ve ikamet getirilmesi sünnettir. Zira ezan ve ikamet namazın sünnetleridir. Vaktin sünneti değildir (*). Cenaze namazı için de ezan ve ikâmet yoktur.

    * İkâmet veya Ezandan Birinden Biri Terkedilerek Namaz Kılınabilir mi?

    Evde veya kırda tek başına kılınacak farz namazlar için, hem ezan, hem de ikâmet getirilmesi efdaldir (**). Fakat ezan terkedilebilir, sadece ikamet de yeterlidir. İkâmetin terkiyle sadece ezan okunması ise mekruhtur.

    * Birden Fazla Kaza Namazı Kılınırken, Namaz Sayısınca Ezan ve İkâmet Getirmek Lâzım mıdır?

    Müteaddit kaza namazları başka başka yerlerde kaza edildiği takdirde, herbiri için ayrı ezan ve ikâmet lâzımdır. Aynı mecliste kaza edilirse, her biri için ayrı ezan ve ikamet efdal ise de, ilk kaza namazı için ezan ve ikamet, diğerleri için sadece ikâmet de kifâyet eder.

    * Bir Namaz İçin Vakti Gelmeden Ezan Okumak Câiz Olur mu?

    Vakti gelmeden hiçbir namaz için ezan okumak câiz olmaz. Böyle bir ezanı yeniden okumak gerektir. Çünkü ezandan beklenen vakti bildirmektir. Vaktin öncesinde ezan okunması ile bu fayda sağlanamaz. Ancak Ebû Yûsuf ve diğer üç imama göre, yalnız sabah ezanı için vaktinden evvel ezan okunması câiz olur.

    * Namaz için ezandan sonra "vakt-i salât" gibi bir tâbir ile ayrıca nida edilmesine tesvip, yani, namaz vaktinin girdiğini tekrar bildirmek denir. Namaza kalkılmasında tenbellik ve ağır davranış karşısında böyle ihtarlarda bulunulmasını, sonradan gelen âlimler güzel görmüşlerdir.

    * Cuma namazını kılamayan kimse, onun yerine ezansız ve kâmetsiz olarak öğle namazını kılar. Çünkü ezan ve ikâmet, cemaatla kılınması müstehab olan farz namazlar içindir. Halbuki cuma günü öğle namazının cemaatle kılınması mekruhtur. Bunun için ezan ve kâmet getirilmez.

    * İkâmetten sonra sünnet kılınsa yahut imam ikâmetten sonra hazır olsa, ikâmeti yeniden getirmek gerekmez. Ancak ikâmetten sonra araya yeme içme gibi bir fasıla girse ikâmeti yenilemek gerekir.

    * İkâmet getirilirken camiye giren kimse, ayakta ikâmetin bitmesini beklemez oturur. Müezzin "Hayye ale`l-"elâh"a gelince kalkar.

    * Eğer namazı ikâmet etmekte olan müezzin kıldıracaksa, müezzin ikâmeti tamamlamadıkça, cemaat yerinden kalkamaz.

    * İkâmete icabet de müstehabdır. Bu icabet, ezandaki icabet gibidir. Yalnız müezzin "Kad kâmeti`s-salâh" deyince dinleyenler اَقَامَهَا اللّهُ وَاَدَامّهَا "Ekâmehallahü ve edâmehâ" derler.

    * Namaz vakitleri kendisine bildirilen bir âmânın ezan okuması câizdir.

    * Yeni doğan yavrunun, saralının, öfkelinin, titiz huylu insan ve hayvanın kulağına ve yangına karşı veya yolcu arkasından, yahut boş arazide yolunu şaşırana ezan okumak menduptur.

    * Sünnete uygun okunmayan ezana icabet mendup değildir.

    * Bir camide ezan ve ikâmetsiz farz namaz kılınması mekruhtur. Ancak o mahallede daha önce ezan ve ikamet okunmuşsa terk edilmesinde bir beis ve mahzur yoktur. Ancak okunmaları efdaldir. Tekbirin başında uzatma yapmak, اللّهُ اَكْبَرُ "Aaaallahü Ekber" tarzında okumak insanın îmanını zedeler. Çünkü "Allah büyük mü?" demek olan bu söyleyiş, inkâr mânası ifade eder. Tekbirin sonunda, اللّهُ اَكْبَرُ "Allahü Ekbaaaar" şeklinde uzatma yapmak da büyük hatâdır. Mânâyı değiştirir.

    * Hoparlörle ezan okumak câiz mi?

    Hoparlörle okunan ezan, şayet İslâm`ın emrettiği şekilde okunursa, yani müezzinliğin şartlarına hâiz bir kimse tarafından okunursa, câizdir. Hoparlör müezzini müezzinlikten azledip ezanını ifsad etmez. Sadece müezzinin sesini daha fazla yükseltip uzaklara götürür. Bu da ezan okumanın gayelerinden biridir. Yalnız teyp ile ezan okumak câiz değildir. Çünkü ortada insan yoktur. Aksiseda kabilindendir. (Halil Günenç, Günümüz Mes`elelerine Fetvâlar)

    (Mehmet Dikmen, İslam İlmihali)

    * * *

    Ezan ve ikamet nerelerde ve nasıl okunur? Ezan ve ikamet okumanın gerekip gerekmediği durumlar nelerdir?

    Câmilerde cemaatle namaz için okunan ezanın ayakta okunması sünnettir. Bunun terki keraheti gerektirir. Ancak evinde yalnız başına namaz kılacak olan oturarak da ezan okuyabilir. Yolculuk halinde bulunan kimse, binitinden inip öylece ezan okumaya üşeniyorsa, o takdirde hayvanın üstünde okuyabilir. Bunda kerahet yoktur. Ancak yolcu ikamet için binitinden iner. Aksi halde kerahet işlemiş olur. (Fetavâ-yi Kaadıhan - El-Hulasa - Mecmau'l-Enhür.) El-Muhit sahibi ise, binit üzerinde yapılan ikametin yeterli olduğunu söylemiştir.

    Eğleşik durumda olan kimsenin binit üzerinde ezan okuması mekruhtur. Çünkü buna gerek yoktur. Aynı zamanda binit bu konuda yüksekçe bir yer anlamını da taşımaz. Çünkü hem her an hareket edebilir, hem ezanın kudsiyetiyle bağdaşmamaktadır. Ne var ki bu vaziyette okunan ezanı iade etmek gerekmez. (El-Muhit / Radiyüddin Sarahsi - El-Hulasa.)

    Cami ve mescitlerde ezansız ve ikametsiz cemaatle namaz kılmak mekruhtur. Çünkü müekked sünnetlerden ikisi terkedilmiştir. Ancak mahalle mescitlerinde cemaatle ya da cemaatsiz kılınan namazlarda ezan ve ikametin terkinde kerahet yoktur. Çünkü şehir ya da kasabanın çarşı ve selâtin camilerinde bu sünnet yerine getirilmiştir. Ancak cemaatle kılındığında hem ezan, hem ikamet okumakta bir beis yoktur. Okunmasını eftal görenler de var. (Fetâvâ-yi Kaadıhan - Et-Tebyin - Et-Timurtaşi.)

    Namaz kıldığı mescidin mahallesinde hiç ezan okunmuyorsa, o takdirde ezanla ikameti terk etmek mekruhtur. Ancak yalnız ezanın terkinde kerahet görülmemiştir.

    Yolculuk halinde bulunan kimsenin (seferinin) hem ezan, hem ikameti terk etmesi mekruhtur; isterse yalnız başına bulunsun. (El-Mebsut / Şemsüieimme Sarahsi.)

    Köyde evinde namaz kılan kimse, bakar; köyünde ezan ve ikamet okunan bir mescit varsa, artık kendisinin ezan okumasına gerek yoktur. Köyünde böyle bir mescidi yoksa, onun durumu, yolculuk halinde bulunan kimsenin durumu gibidir. (Yani farz namazları kılarken hem ezan, hem ikamet okuması sünnettir).

    Kasaba, köy ya da şehrin bağ ve bahçelerinde bulunuyorsa, bakılır: Bulunduğu yer kasabaya yakınsa, orada okunan ezanla yetinir; sadece ikamet getirerek namazını kılar. Şehre ya da kasabaya uzaksa, hem ezan, hem de ikamet okuması sünnettir. Burada uzaklık ve yakınlığın genel ölçü ve anlamı şudur: Şehir, kasaba ya da köyde okunan ezan sesi onun bulunduğu bağ ve bahçeye geliyorsa, yakın sayılır; duyulmuyorsa uzak sayılır. (El-Hulasa - Fetavâ-yi Hindiyye.)

    Çölde cemaat halinde namaz kılmaya azmettiklerinde ezanı terk etmeleri mekruh değildir, ama ikameti terk etmeleri mekruhtur. Çünkü çölde cemaate davet edilecek kimseler bulunmadığına göre ezana da gerek yoktur. Ancak okunması eftaldır. (Fetavâ-yi Kaadıhan.)

    Bir mescit ya da camide ezan okunduktan sonra cemaatle namaz kılınırsa, artık o vakit içinde hem yeniden ezan okumak, hem de ikamet getirmek mekruhtur.

    Camiin cemaatin bir kısmı ikamet getirip cemaatle namaz kıldıktan sonra, o camiin imam ve müezzini gelip ezan okuyup cemaatle namaz kılacak olurlarsa, bu takdirde birinci cemaat keraheti kılmış olur; ikinci cemaat müstehab bir anlam taşır. Ama cami cemaatinin dışında başka bir yerden gelen cemaat orada cemaat halinde namaz kıldıktan sonra, o camiin imam ve müezzini gelir de caminin asıl cemaatine namaz kıldırırlarsa, bunda bir sakınca yoktur. İki cemaat de kerahetsiz namaz kılmış sayılır. (El-Muhit / Şemsüieimme Sarahsi.)

    Camide bir cemaat dışarıda duyulmayacak şekilde ezan okuyup cemaatle namaz kıldıktan sonra, yine o camiye devam edenlerden bir başka cemaat gelip dışarıda da duyulacak şekilde ezan okuyarak cemaatle namaz kılarlarsa, bunda bir sakınca yoktur. Çünkü birinci cemaate bu durumda itibar edilmez, ikinci cemaat ezan okuduktan sonra birinci cemaat tarafından ezan okunduğunu öğrense bile yine de cemaatle namaz kılmalarında bir beis görülmemiştir. (Fetava-yi Kaadıhan - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    İmam ve müezzini olmayan, ya da tayin edilmiş bu iki görevlisi olmayan bir mescitte Müslümanlar vakit içinde ayrı ayrı gruplar halinde gelip namaz kılıyorlarsa, bu takdirde eftal olan şudur ki: Her grup namazını ezan ve ikametle kılar. Çünkü böyle mescitlerde okunan ezan içerde okunur, dışarıdakiler pek duymaz. (Fetâvâ-yi Kaadıhan - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Cemaat camide namaz kıldıktan sonra, namazın bozulduğunu, iade edilmesinin gerektiğini fark eder ve bu nedenle yeniden cemaat halinde bile olsa namaz kılacak olurlarsa, artık ezan ve ikameti iade etmezler.

    Ancak vakit namazını kaçırıp kazaya bırakan kimse, o namazı ister yalnız başına, ister cemaat halinde kaza etsin, hem ezan hem ikamet okunması sünnettir. (El-Muhit / Radiyüddin Sarahsi.)

    Üzerinde birden fazla kaza namazı olup onları kılarken, ilk baştaki için hem ezan, hem ikamet okur; geri kalanlarında muhayyerdir, dilerse her biri için hem ezan, hem ikamet okur; dilerse sadece ikametle yetinir. (El-Hidâye.)

    El-Kâfi ve el-Mebsut'da, kazaya kalmış her namaz için ayrı bir ezan ve ikamet okumanın, edaya uygunluk sağlamak bakımından hasen olduğu belirtilmiştir.

    Birden fazla kaza namazları, ayrı ayrı mescitlerde veya yerlerde kılındığı takdirde her biri için hem ezan, hem ikamet okumak sünnettir. Bir tek mescit ya da yerde kılınırsa, durum yukarıda belirtildiği şekildedir. (Bahriraik / îbn Nüceym.) Bu konudaki genel kaide şudur:

    Farz olan her namaz ister eda, ister kaza edilsin, ezan ve ikametle kılınması sünnettir. Ancak şehirde cuma günü cuma namazını kılamayan kimsenin öğle namazını ezan ve ikametle kılması mekruhtur.

    Arafat ve Müzdelife'de bir vakitte bir araya cem' edilen iki farz namaz için, Hanefî fukahasnın ittifakıyla, birinci farz için hem ezan ve ikamet getirir; ikinci tarz için sadece ikametle yetinilir.

    Müezzin ezan ya da ikamet okurken bayılır, ya da vefat ederse, bu işe ehil olan kimse görevi yerine getirir. Fukahanın çoğuna göre, kaldığı yerden tamamlar, yeniden başlamaz. Müezzin ezan ya da ikameti okurken tutulup kalır da gerisini hatırlamayacak olursa, bulunduğu yerde ona geri kalanını telkin eden kimse bulunmazsa başkası bunu karşılayıp tamamlar. (Fetavâ-yi Kaadıhan - Fetâ-va-yi Hindiyye.) Fukahadan bazısına göre, bu durumlarda kalan yerden değil, yeni baştan okumak daha uygun olur. Allah (C.C.) daha iyisini bilir.

    Müezzin ezan ya da ikamet okurken bir arızadan dolayı yarıda bırakır da bir müddet duraklamadan sonra başlayacak olursa, bakılır: Eğer bu duraklama fasıla denilecek ölçüde ise, yeni baştan okuyup iade etmesi uygun olur. Sadece bir öksürme ya da aksırma nedeniyle meydana gelen bir duraklama ise, bu fasıla sayılmayacağından yeni baştan başlamasına gerek yoktur, kaldığı yerden tamamlar. (Tatarhaniyye - Şerh-u Fethilkadir.)

    Ezan okurken özürsüz öksürmek mekruhtur. Boğazdaki ifrazatı gidermek için önceden hazırlanmak uygundur. Başladıktan sonra dikkatleri çekecek ya da ezanın ahengini bozacak biçimde «ah» «uh» gibi sesle çıkarmak keza mekruh sayılmıştır.

    (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/154-158.)

    * * *

    Merkezi ezan:

    Cami ve mescitlerde ezansız ve ikametsiz cemaatle namaz kılmak mekruhtur. Çünkü müekked sünnetlerden ikisi terkedilmiştir. Ancak mahalle mescitlerinde cemaatle ya da cemaatsiz kılınan namazlarda ezan ve ikametin terkinde kerahet yoktur.

    Çünkü şehir ya da kasabanın çarşı ve selâtin camilerinde bu sünnet yerine getirilmiştir. Ancak cemaatle kılındığında hem ezan, hem ikamet okumakta bir beis yoktur. Okunmasını eftal görenler de var. (Fetâvâ-yi Kaadıhan - Et-Tebyin - Et-Timurtaşi.)

    Bu hükme göre merkezi ezan okunması caizdir.

Sayfayı Paylaş