Selam, Musafaha, Sohbet, Saygi İle İlgİlİ Hadİsler

Konusu 'Hadis' forumundadır ve Magrip tarafından 9 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. Magrip

    Magrip Hizmet Nimettir. Yönetici

    Sponsorlu bağlantılar
    558. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Biriniz bir oturma yerine girince selâm versin. Oturmak isterse otursun. Kalkarken yine selâm versin. Çünkü, birinci selâm ikincisinden daha üstün değildir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    559. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Evladım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun."
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    560. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Selâm, konuşmaktan önce gelir."
    Câbir radnıyallahu anh. Tirmizî.

    561. Enes, çocukların yanına uğrayıp, onlara selâm verdi. Sonra şöyle dedi:
    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de böyle yapardı.
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    562. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, biz kadınların yanına uğradı ve selâm verdi.
    Esma radıyallahu anha. Tirmizî.

    563. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bir topluluk bir yere vardıklarında, içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir."
    Ali radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    564. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    565. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "İnsanların en acizi duada aciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Taberânî.

    566. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "İçinizden hiçbir kimse yoktur ki, bana selâm gönderdiği zaman, Allah onu benim ruhuma ulaştırıp da ben onun selâmını almayayım."
    Enes radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    567. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Buluşup el sıkışan iki müslüman yoktur ki, ayrılmadan önce Allah onları bağışlamasın."
    Berâ radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    568. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Birbirinizle el sıkışın ki, kalplerdeki düşmanlık silinsin. Hediyeleşin ki, birbirinizi sevesiniz ve aradaki dargınlıklar böylece kalksın."
    Atâ radıyallahu anh. Mâlik.

    569. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin."
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    570. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir!"
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    571. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme şu elimle biat ettim ve elini öptük de buna itiraz etmedi.
    İbn Rezîn radıyallahu anh. Taberânî.

    572. Sahabiler için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemden daha sevgili hiçbir şahıs yoktu. Buna rağmen, onu gördükleri zaman, hoşlanmadığını bildikleri için ayağa kalkmazlardı.
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    573. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın."
    Muaviye radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
  2. Magrip

    Magrip Hizmet Nimettir. Yönetici

    Bir hadiste Peygamberimiz musafahanın faziletini şöyle anlatırlar:

    "
    İki Müslüman karşılaşıp musafaha yaparlarsa, Cenâb-ı Hak, onlar ayrılmadan her ikisinin de günahını bağışlar.(1)

    "Peygamberimizin bu hususta nasıl hareket ettiğini de Hazret-i Ebû Zer'den öğreniyoruz. Müslümanlar kendisine sorarlar:

    "Resul-i Ekremle (a.s.m.) karşılaştığımz vakit sizinle musafaha yapar mıydı?"
    Bu sual üzerine Hz. Ebû Zer (r.a.) kendi başından geçen nurlu bir hatırayı şöyle anlatır:
    "Resul-i Ekrem Efendimizle (a.s.m.) karşılaşıp da musafaha etmediğimiz hiç vaki değildir. Her karşılaşmada musafaha ederdi. Beni bir gün evden çağırtmıştı. O gün evde yoktum. Eve geldiğimde haber verdiler. Hemen huzuruna vardım, divanın üzerinde oturuyorlardı. Beni görünce ayağa kalktı ve kucakladı. Bu manzara benim için çok, hem çok güzel bir şeydi."
    (2)

    Karsılaşınca musafaha yapmak, kucaklaşmak Peygamberimizin hem sözlü, hem de fiilî bir sünnetidir.

    "Birbirlerinii seven iki kul karşılaştıkları zaman Resulullaha (a.s.m.) salavat getirirse, ayrılmadan önce Allah'ın affına ermiş olurlar." (3)


    1- Ebu Davud, Edeb: 143
    2- Müsned, 5:168.
    3- el-Ezkar Trc. s.480
  3. Magrip

    Magrip Hizmet Nimettir. Yönetici

    Hadislerde SELAMIN önemi


    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Müslümanın müslüman üzerindeki altı haktan biri de selam vermektir.) [Müslim]

    (Bir yere girerken oradakilere selam vermek borç olduğu gibi, çıkarken de selam vermek borçtur.) [Beyheki]

    (Bir yere, bir meclise giren oradakilere selam versin. Oradan kalkıp giderken yine selam versin.) [Tirmizi]

    (Bir kimse ayrılırken, selam verirse, onların hayırlı işlerine ortak olur.) [Rüzeyn]

    (İnsanların en âcizi dua etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir.) [Taberani]

    (İnsanlara güler yüzle selam vermek sadakadır.) [Beyheki]
    (Bir eve girince, ev halkına selam verin. Çıkarken de selam verin.) [Beyheki]

    Verilen selamı daha güzeli ile almak da farz değil ise de, çok sevaptır. Peygamber efendimiz, (Selamün aleyküm) diyen için, (On sevap kazandı) buyurdu. Başka biri, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi) dedi. (Yirmi sevap kazandı) buyurdu. Bir başkası da, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü) dedi. Bu kimse için de, (Otuz sevap kazandı) buyurdu. Bu sırada orada oturanlardan biri selam vermeden çıkıp gitti. Resulullah efendimiz, (Arkadaşınız [selamın faziletini] ne tez unuttu) buyurdu. Daha sonra, (Bir topluluğa gelince de, ayrılırken de selam verin! Birinci selam, ikincisinden daha mühim değildir) buyurdu. (Taberani)

    Dinimizde selamlaşmanın önemi büyüktür. Müslümanların yanına girerken, çıkarken, karşılaşınca, ayrılırken mutlaka selam vermelidir! Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:

    (Önce selam veren Allah'a ve Resulüne daha yakındır.) [Ebu Davud]

    (Allah indinde derecesi yüksek olan, ekseriya önce selam verir.) [Tirmizi]

    (Allahü teâlânın rahmet ve affına en layık olan, önce selam verendir.) [Ebu Davud]

    (Önce selam veren kibirden uzak olur.) [Beyheki, Hatib]

    Her fırsatta selam vermeyi ganimet bilmelidir. Selamlaşmayı yaymak çok sevaptır. Birkaç hadis-i şerif meali:

    (Selamlaşmayı yayarsanız Cennete girersiniz.) [Taberani]

    (Selamlaşmayı yaygınlaştırın, yemek yedirin, [salih] akrabayı ziyaret edin, gece herkes uykuda iken namaz kılın, sonra selametle Cennete girin.) [Darimi, Tirmizi]

    (Allahü teâlâya yemin ederim ki, iman etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Birbirinizi sevebilmenin yolu, aranızda selamlaşmayı yaymaktır.) [Tirmizi, İ.Ahmed]

    Eve girince, evdekilere selam vermeli, evde kimse yoksa, Esselamü aleynâ ve alâ ibadillahissalihin [Allahın selamı bizim ve salih kulların üzerine olsun] demelidir! Çünkü Müslümanın evinde rahmet melekleri bulunur. Kendi üzerimizde de melekler vardır. Hepsine selam vermiş oluruz. Evine giren kimse, selam verince, şeytan, (Artık benim bu evde duracak yerim kalmadı) der. (B. Arifin)

    [Camiye erken gidip kimse yoksa, içeri girince de aynı şekilde selam verilir. Çünkü camide de melekler vardır.]

    Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Evine girerken selam veren, Allahın himayesinin garantisi altındadır.) [Ebu Davud]

    (Evine girince, ev halkına selam ver ki, evin iyiliği ve bereketi artsın!) [Harâiti]

    (Gece gündüz şeytandan uzak kalmak isteyen evine girerken selam versin ve yemeği besmele ile yesin.) [Taberani]

Sayfayı Paylaş